1 2 3 4 5

Wilco eski bir woswosda

Wilco Bolulu aşcılarla birlikte mutfakta

Wilco at arabası kullanırken

Wilco Mardinlilerle birlilkte antik kentte

Wilco Kütahya'da kahvede

Hakkında

Wilco van Herpen, Hollanda’da doğdu. Kariyerine baba mesleği olan aşçılığın eğitimini almakla başladı. Hollanda’nın birçok önemli restoranında aşçı olarak çalıştıktan sonra 1988 yılında hayatında önemli bir değişiklik yaparak profesyonel fotoğrafçılığa adım attı. Güney Afrika, birçok Avrupa, Yakın Doğu, Orta Asya ülkelerini ve tabiki tüm Türkiye'yi fotoğrafçı olarak gezdi. 1999 yılında Türkiye’de yaşamaya başlayan Wilco van Herpen’in,  fotoğraf sanatçısı olarak başladığı kariyeri kısa süre sonra TRT 2, TRT Int, TV8, TRT Avaz, İZTV, NTV, Skytürk 360, NTV ve Kanal D gibi kanallardan gelen tekliflerle yön değiştirdi.

"Wilco'nun Karavanı", "Wilco'nun Seçimi", "Yabancı Değil" ve “Wilco’nun Seçimi” (2011 yılındaki seçimle ile ilgili program) gibi programlarla Türk seyircisiyle kurduğu bu samimi bağ öylesine görünür oldu ki, yaptığı belgesel ve gezi programlarıyla 2011 yılında "Modern Evliya Çelebi" ödülünü aldı. Bu Wilco'nun yorumuyla , kariyerinin en önemli ve anlamlı olayı oldu.

Wilco van Herpen bugün halen belgeselci, aşçı, fotoğrafçı ve gazeteci olarak çalışmalarına devam ediyor. Hürriyet Daily News gazetesinde köşe yazılarıyla her Çarşamba yerli ve yabancı okurlarıyla buluşuyor. İZTV ve Turkmax Gurme’de yayınlanmakta olan programları: "Wilco'nun Karavanı”, "Wilco ile Yaşasın Yemek", "İki Göz Bir Şehir" ile samimiyetinden ödün vermeden, izleyenlerine  bir ‘yabancının’  perspektifinden Türkiye’yi esprili, insancıl, çevreci ve sanatçı yaklaşımıyla anlatmayı sürdürüyor.

Wilco diyor ki:
"Ben izleyicilerimle Türkiye’nin sırlarını paylaşıyorum. Eski ustalar, lezzetli yemekler, değerli fotoğraf sanatçıları, tarihi yerler,vs. Bu harika yerleri nerede bulabilecekleri, bu muhteşem lezzetteki yemekleri nerede yiyebilecekleri programımda cevapladığım sorulardan sadece birkaçı. Bütün bunları ön yargısız,açık görüşlü bir bakış açısı ve yaşam tarzı ile yapıyorum. Ben insanları seviyor ve saygı duyuyorum; onlara kamera önünde bana kendi hikayelerini anlattırmaya çalışıyorum.
Bugüne kadar, birçok insanın yapmayı hayal ettiği birçok şey yaptım: Dalış, kaya tırmanışı, fotoğraf çekmek, Türkiye’nin en iyi ve lezzetli yemeklerini yemek, ülkenin tarihi ve doğal en güzel yerlerini gezmek ve görmek ki bu liste bu şekilde uzar gider. Kısaca: Türkiye muhteşem, büyüleyici güzellikte bir ülke ve ben televizyon programlarımın yardımıyla bu ülkenin zenginliklerine biraz da olsa katkıda bulunabildiğim için çok mutluyum.

Buradan, bir şekilde çalışmalarıma katkısı olmuş herkese ve tabii ki izleyicilerime teşekkür etmek istiyorum. Hepiniz harika insanlarsınız. Sevgilerimle..."

 

TEŞEKKÜRLER.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.